|
Tweet |
MAAŞ DEĞİL ALIM GÜCÜ KONUŞULMALI
Emeklilerin ekonomik durumunun yalnızca maaş artış oranları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Erten, önemli olanın vatandaşın aldığı maaşla ne kadar temel ihtiyacını karşılayabildiği olduğunu söyledi.
Erten, “Emeklimizin maaşı artıyor ancak markette, pazarda, kirada ve faturada karşılaştığı giderler daha hızlı yükseliyorsa ortada gerçek bir iyileşme yoktur. Emeklinin durumunu rakamlarla değil, ay sonunda cebinde kalan parayla ölçmeliyiz. İnsanımız temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu, buna bakmalıyız.” dedi.
EMEKLİ ÇALIŞMAYA MECBUR KALMAMALI
Emeklilik döneminin ekonomik kaygıların azaldığı, insanların yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alabildiği bir dönem olması gerektiğini ifade eden Erten, geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalan emeklilerin durumuna dikkat çekti.
“Emeklimiz isterse elbette çalışabilir ancak kirasını ödemek, faturasını yatırmak veya mutfağını geçindirmek için ileri yaşında yeniden iş aramak zorunda kalmamalıdır. Yıllarca prim ödeyen vatandaşımıza insanca yaşayabileceği bir emeklilik geliri sağlamak sosyal devletin sorumluluğudur.”
EMEKLİ SOSYAL HAYATTAN KOPMAMALI
Geçim sıkıntısının emeklileri yalnızca ekonomik olarak değil, sosyal açıdan da etkilediğini belirten Erten, emeklilerin yaşam standartlarının korunması gerektiğini söyledi.
Erten, “Emeklimizin maaşı yalnızca kira, fatura ve gıda arasında tükenmemelidir. Torununa harçlık verebilmeli, ailesiyle dışarı çıkabilmeli ve sosyal hayatın içerisinde kalabilmelidir. Emeklilerimizin yıllarca verdikleri emeğin karşılığı yoksulluk olmamalıdır. Türkiye’nin büyümesinden ve refahından emeklimiz de hak ettiği payı almalıdır.”