|
Tweet |
EKONOMİK BÜYÜMENİN KARŞILIĞINI HALK ALAMIYOR
Türkiye’de büyük sermaye gruplarının yüksek kârlar açıklamasına rağmen çalışanların, emeklilerin ve dar gelirlilerin alım gücünün giderek düştüğünü söyleyen Kuzay, ekonomik kaynakların adaletli paylaşılmadığını ifade etti.
Kuzay şunları söyledi:
“Ülkenin kaynakları belli çevrelerin servetini büyütmek için kullanılırken vatandaşlarımız temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale getiriliyor. İktidara yakınlık üzerinden kurulan ayrıcalık düzeni, küçük bir kesime refah; milletimizin büyük çoğunluğuna ise borç, işsizlik ve yoksulluk getiriyor. Ekonomideki büyüme rakamları vatandaşın sofrasına, maaşına ve yaşam şartlarına yansımıyorsa ortada halkın yararına bir başarı yoktur.”
İŞSİZLİK RAKAMLARIN ARKASINA GİZLENEMEZ
Geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30,6’ya ulaşmasının ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi bir uyarı olduğunu belirten Kuzay, temmuz ayında istihdamın bir önceki aya göre 388 bin kişi azalarak 32 milyon 362 bine gerilediğine dikkat çekti.
Genç işsizliğinin yüzde 14,5’e yükseldiğini, kadınların iş gücüne katılım oranının ise yüzde 35,2 seviyesinde kaldığını hatırlatan Kuzay, “Çalışmak isteyen gençlerin iş bulamadığı, kadınların üretim hayatının dışında kaldığı ve çalışanların gelecek güvencesi hissedemediği bir ekonomik yapı sürdürülemez. Gerçek işsizlik, dar kapsamlı istatistiklerle görünmez hale getirilemez” ifadelerini kullandı.
AİLELERİN GELİRİ TEMEL GİDERLERE YETMİYOR
Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasının 37 bin 388 liraya yükseldiğini belirten Kuzay, gıda dışındaki zorunlu ihtiyaçlarla birlikte yoksulluk sınırının 121 bin 786 liraya ulaştığını kaydetti.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 48 bin 305 liraya çıkmasının da ücret politikalarının yetersizliğini açıkça gösterdiğini söyleyen Kuzay, “Milyonlarca insanın geliri daha ayın ortasına ulaşmadan tükeniyor. Vatandaş kirasını ödemekle mutfağını doldurmak, faturasını yatırmakla çocuğunun eğitim masrafını karşılamak arasında bırakılıyor” dedi.
BU DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ
Yeniden Umut Partisi’nin emeği, üretimi ve sosyal adaleti esas alan bir ekonomik düzeni savunduğunu vurgulayan Kuzay, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Halkımız yoksulluğa, işsizliğe ve güvencesizliğe mahkûm değildir. Kaynakların ayrıcalıklı çevrelere aktarıldığı, çalışanların emeğinin karşılığını alamadığı bu düzen değişmek zorundadır. Bizim mücadelemiz; herkesin insanca yaşayabildiği, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların üretime güçlü biçimde katıldığı ve emeğin hakkının eksiksiz verildiği bir Türkiye mücadelesidir. Milletimizi umutsuzluğa teslim olmayarak adalet, refah ve yeniden umut için yan yana gelmeye çağırıyoruz.”